Rus gelin filmi uzun zamandır heyecan ile beklenen filmler arasındaydı. Filmin konusu ise şöyle; Moldovya’dan gelen dünya şampiyonu güzel okçu, Türkiye adına yarışmak istemektedir. Bunun içinse bir Türk ile evli olması gerekmektedir. Fedarasyon başkanı devreye girerek bir formalite evliliği yaptırmaya karar verir. Bnunun için eski bir pehlivan olan damat adayı ikna edilir. Komik evliliğin ardından ise olaylar hayli komik durumlara gebe olacaktır...Zeki Alasya yönetmenliğini yaptığı filmde bir kez daha Metin Akpınar ile kamera karşısına geçiyor.
Tarih Filmleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tarih Filmleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vali
Vali Faruk Yazıcı'nın en son görev yeri Denizli merkezli olacak filmin ana eksenine ise yine bir dünya ve Türkiye meselesi olan "enerji" konusu oturuyor. Bilindiği gibi Yeniçağ dünyasında gizli ve açık bir biçimde sergilenen politik oyunlar-komplolar ve uluslararası ilişkilerin çıkar noktasında enerji meselesi bulunuyor. Filmde, özellikle bu konuda Türkiye'nin ve Türk insanının içine çekilmeye çalışıldığı bir komploya tanık olacağız. Vali'de enerjiye konu olan madde ise uranyum madeni. Türkiye'nin çok zengin yeraltı ve yerüstü kaynaklarına sahip olduğu halde enerji bakımından nasıl yoksul ve yoksun bırakılarak dışa bağımlı, kendine yetemez bir hale getirilişine, bu oyunun aktörleri ile bu oyunu bozmak isteyen vatansever karakterlerin mücadelesine tanık olacağız. Filmde, akıllarda soru işareti bırakarak hayata veda eden devlet adamlarının şüpheli ölümleri, faili meçhul cinayetlere de gönderme yapılarak bu eksende kurulmuş bir komplo düzenine parmak basılacak.
Vali Faruk Yazıcı'nın neredeyse çocukluktan beri arkadaşı olan MTA Mühendisi Ömer Uçar ve mühendis arkadaşlarının, bölgedeki zengin uranyum madeni yatağıyla ilgili elde ettikleri bilgi üzerine başlayan şüpheli ölümler… Birbiri ardına kaybedilen pırıl pırıl, vatansever, fedakar bilim adamlarımız, mühendisler… Ve bu düzenin sürmesini isteyen sermayenin ardındaki gizli ve açık güçler… Kısacası Vali, Türkiye çıkarlarını koruyup ülke insanlarının menfaati için elini taşın altına koyanlarla, taşları yukarıdan üstümüze yağdıran çıkar grupları arasındaki çekişmenin hikâyesini anlatıyor.
Son Osmanlı Yandım Ali
Son Osmanlı Yandım Ali, Tarih 13 Kasım 1918… Düşman donanması Boğaziçi’ne demirlemiş… Manzara Vahim… İstanbul İşgal Altında! Aynı gün Haydarpaşa Garı’ nda, trenden genç bir Paşa iner. Suriye cephesinden dönüyordur… Boğazı geçerken vahim manzarayı yani düşman gemilerini görür. Herkes çaresizlik içindedir. İstanbul’ un üzerinde kara bulutlar geziyordur ama o, “Geldikleri gibi giderler” der! Çünkü O, Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Paşa’dan başkası değildir. Aynı tarihlerde, İstanbul sokaklarında, donanmadan terhis edilen bir bahriye çavuşu vardır. O’da Tahtacızade’lerin Yandım Ali’sidir. Yandım Ali, Bahriye Mektebinden kaçak, donanmadan terhis, yıllarca cephelerde savaşmış ve memleketin kurtuluşundan ümidi kesmiş bir külhan beyidir.. Evli bir sevgilisi vardır. Tek hayali biraz para kazanıp sevgilisini kaçırmak ve Viyana’ya gitmektir. Ancak... Yandım Ali’ nin yolu bir gün Mustafa Kemal’le kesişir. Ve o anda fikri değişir. Sokaklarında düşman zulmünün kol gezdiği öyle bir ihanet içindedir ki memleket, kimin kimi sırtından vurduğu belli değildir. İhanet doğan güneş gibi sessiz ve batan gün gibi çabuktur artık. İşte bu ihanetler içinde Yandım Ali, vatanın kurtuluşunun elzem olduğunun farkına varır…
Özen Film, 1941 yılında, Mehmet Soyarslan’ın dedesi Osman Sirman, onun babası Mehmet Rauf Bey ve ortakları tarafından anonim şirket olarak, film ithal etmek, yerli film üretmek, film dağıtımcılığı yapmak ve sinema salonu işletmek üzere kurulmuştur. Özen Film, 50’li ve 60’lı yıllarda aralarında Babaların Günahı, Mavi Boncuk, Çakırcalı’nın Hazinesi ve Şanlı Maraş gibi birçok yerli filmin yapımcılığını veya yapım ortaklığını yapmış, 80’li yıllarda büyük yankı uyandıran ve İngilizce versiyonu birçok yabancı ülkeye satılan, Natuk Baytan’ın yönettiği, senaryosu ve müzikleri Mehmet Soyarslan tarafından yapılan Toprağın Teri, 1990’lı yıllarda Mustafa Altıoklar’ın yönettiği Ağır Roman; (bu filmde Mehmet Soyarslan’ın ‘Resimdeki Gözyaşları’ adlı bestesi Atilla Özdemiroğlu düzenlenmesi ve Cem Karaca tarafından yeniden seslendirilmesi ile film müzik klibini oluşturmuş, ve çok büyük ilgi uyandırmıştı.), 2000 yılında Gani Müjde’nin yönettiği Kahpe Bizans 2.5 milyon seyirci ile o dönemin gişe rekorunu kırarken, aynı yıl yapımcılığını üstlendiği Mustafa Altıoklar’ın ‘Asansör’ü onu takip etmiştir.
Kahpe Bizans’ın müziklerine de 8 bestesi ile Mehmet Soyarslan katkıda bulunmuştur. Daha sonra Büyü, Eve Giden Yol, Son Osmanlı Yandım Ali, Umut, 2008’de Recep İvedik ve 2009’da 4.333.000 seyirci ile tüm zamanların en çok seyredilen ve hasılat yapan filmi Recep İvedik 2, bir sonraki yıl da Recep İvedik 3 gibi sinema eserlerini ya kendi üretmiş ya da ortak yapımcı olarak çekimine iştirak etmiştir.
Çanakkale 1915
Ekim 06, 2018
Admin
1.Dünya Savaşı, Balkan Savaşları, Çanakkale 1915 film, tarih, Tarih Filmleri
No comments
Çanakkale 1915, Rus Harbi, Balkan Savaşları, elden çıkan topraklar ve verilen ağır yenilgilerle 20. yüzyılın başları Osmanlı Devleti için çok büyük maddi ve manevi kayıplarla gelir. Rumeli toprakları kaybedilmiş, eziyet gören Osmanlı tebaası Anadolu'ya göç etmeye başlamış, Osmanlı orduda büyük kayıplar yaşamıştır. 1914'te 1.Dünya Savaşı'nın patlak vermesi ve Osmanlı'nın İttifak Devletleri ile yeniden savaşa girmesi sonucu Anadolu’da eli silah tutan tüm genç erkekler için seferberlik emri çıkar. Şimdiye kadar ağır yenilgiler alan Osmanlı vatan bellediği toprakları korumak için var gücüyle yeniden birlik olur. Osmanlının eğitim, görmüş genç ve yetenekli beyinleri de gönüllü olarak askere yazılır. İşte gencecik Veli ve Mehmet Ali de bu askerler arasındadır.
Kısa süre içerisinde Maydos (Eceabat)'a tayin edilirler ve Conk Bayırı’nda İngiliz kuvvetlerine karşı tarihin daha önce yazmadığı bir inanç ve cesaretle savaşırlar. Mustafa Kemal’in komutanısına atandığı yeni kurulan 19. Tümen’e katılırlar. Öte yandan Çanakkale Boğazı’nın savunmasından sorumlu Cevat Paşa da bir yandan destek beklemekte diğer yandan mayın hatları için hesap yapmaktadır. İngilizler ve Fransızlar 18 Mart 1915 günü müthiş bir askeri kuvvetle boğaza giriş yaparlar; fakat vatan toprağı olan Çanakkale Boğazı’nı geçmek sandıkları kadar kolay olmayacaktır. Defalarca denizden ve karadan saldırırlar ama karşılarında üstün cesaretleriyle Veli’yi, Mehmet Ali’yi, Bigalı Mehmet Çavuş’u, Nusrat Mayın Gemisi’ini, Seyit Onbaşı’yı, Hilmi Şanlıtop’u, Hüseyin Avni Bey’i, Boyabatlı Mustafa’yı,Yüzbaşı Faik’i, Şefik Bey’i ve Mustafa Kemal Paşa’yı bulurlar...
Veda
Ekim 06, 2018
Admin
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, tarih, Tarih Filmleri, Veda, Veda Filmin, yerli film
No comments
Veda Filmin Konusu:
2000'li yıllarla birlikte Mustafa Kemal'e alternatif bakış açılarının beyazperde'ye aktarılmasında bir yoğunluk gözlemlenmekte. İşte bir deneme de Zülfü Livaneli eliyle sinemaya aksettirildi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Salih Bozok ile Selânik'te çocukluktan başlayan arkadaşlığı önce silâh arkadaşlığına sonrasında cumhuriyetle birlikte aynı ideallerin peşinde yürüyen yarım asırlık dostluğa ve ölene kadar süren kardeşliğe dönüştü. Veda, Salih Bozok'un anlatımıyla, bu dostluğun, Atatürk'ün hayatının dönüm noktalarının, vatanı kurtarmak için ölüme meydan okuyan bir kuşağın komutanının hikâyesi.
Yönetmen: Zülfü Livaneli
Oyuncular: Serhat Mustafa Kılıç, Dolunay Soysert, Burhan Güven
Tür: Biyografik , DramHep Yek 2
Hep Yek 2 Filmi tüm hızıyla devam ediyor. Gürkan ile Altan, Cevat Bakır'ın eline feci düşmüştür. Zira ilk filmde kendisini kazıklayan Şahin'i öldüren Cevat Bakır, Altan ile Gürkan'ı tek bir şartla affedecektir: Şahin'in cesedini bir an önce ortadan kaldırmaları gerekmektedir. Fakat bu işi fark edilmeden ve tereyağından kıl çeker gibi yapmak zorundadırlar. İki kafadar bu zorlu görevi elbette ki ellerine yüzlerine bulaştıracak, yine beladan belaya sürüklenecek ve peşlerine ülkenin en psikopat ve tehlikeli adamlarını takmayı başaracaklardır...
Hep Yek filminin devam halkası olan Hep Yek 2'nin senaristliğini Orçun Benli, Bilal Kalyoncu ve Şükrü Üçpınar üstleniyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



