eski mısır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eski mısır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Eski Mısır'da Ahirete Açıldığına İnanılan Kapısı



Son zamanlarda yapılan araştırmalar sonucunda Eski Mısır'da krallara öte dünyaya ysni bizim tabirimizce ahirete yapacakları yolculukta eşlik etmeleri amacıyla insan kurban edildiğini kanıtlıyor.


Kral Aha (“savaşçı”, Nil'in savaş halindeki iki krallığını birleştirmeye ya da başkent Memphis'i inşa etmeye çalışırken ölmediği düşünülüyor. Bir söylentiye göre ise birleşik Mısır'ın ilk hükümdarı 62 yıl süren saltanatının ardından bir av kazasında yaşamını yitirmiş ve olay yerinde hayatını kaybetti. Kızgın bir suaygırının ayakları altında ezilerek hiç de efsanevi olmayan bir şekilde ölüme gitmişti ve ölüm haberi çalışanlarına farklı, özel bir korku salmıştı. 

Birçoğu için, krala yaşamında hizmet etme onuru, sonunun ne olacağı daha da belirsiz bir ayrıcalık olan, ölümünde hizmet etme yolunu da açacagı, halk arasında kulaktan kulağa yayıldı.

Aha' kralı' nın gömüleceği gün, görkemli bir cenaze alayı, Mısır'ın ilk krallarının hânedân mezarlığı olan Abydos'un kutsal alanları arasından ilerledi. Rahiplerin öncülük ettiği cenaze alayında; kraliyet ailesi, vezir, haznedar, yöneticiler, ticaret ve vergi memurları ve Aha'nın ardılı Djer de yer alıyordu. Alay, kent kapılarının hemen ardında, açık bir meydanı çevreleyen heybetli kerpiç duvarlara sahip anıtsal bir alanın önünde durdu. Duvarların çevrelediği bu alanda rahipler, tütsünün oluşturduğu bir bulut denizi arasından Aha'nın ölümsüzlüğünü sağlamak için gizli ritüeller yapacakları küçük bir tapınağa doğru ağır ağır ilerlediler.

Timsah Gübresi İle Doğum Kontrolü

  
Mısır

  Eski mısırlılar doğum kontrolünü sağlamak için timsah gübrelerinden faydalanırdı. Tabi ki günümüzde bunun işe yaradığına dair herhangi bir kanıt yok. en eski formlarından bazıları M.Ö. 1850'ye kadar uzanır ve eski Mısırlılar tarafından yaratılmıştır. M.Ö. 17. yüzyıldan tıbbi metin olan Ramesseum Papyrus, doğum kontrolü için timsah gübresinin kullanılmasını önerdi.

  Timsah gübresi kalın ve yapışkan olduğu için rahime koyulurdu. Eski Mısırlılar, spermlerin nüfuz etmesini engelleyen bir bariyer duvar yaratacağına inandılar. Gübre aynı zamanda dini bir anlam taşıyordu çünkü Mısır tanrıları hemorajiye, kürtaja ve düşük yapmakla bağlantılı olduğunu düşünüyorlardı.

Firavunların Köleleri ile Gömüldüğü Yalanı


Mısır Pramitleri
 
  Bilimde ve Tarihlerde bazı şok edici yanlış algılamalar meydana gelmiştir,  Eski mısır da firavunlar hizmetkarları ile gerçekten gömülmüş değildi. Bu eserler, hizmetlileri ölenlerden ötürü öldürmek için öldürmediklerini söylüyor. Firavunlar yalnız öldü. Mısır'ı nasıl gördüğümüzü değiştirecek gerçekten şaşırtıcı bir keşif olurdu; ancak firavunların kölelerin onlarla kesinlikle gömülmediğine dair kesin delil var.

  Bazı makaleler firavunların ilk hanedanlığının bunu yaptığını sadece kanıtladığımıza işaret ediyor ve tabii ki bu doğru. Sonunda 3000 yıllık bir süre boyunca Mısır kültürünü değiştirdi. O yıllardan sonra bir daha bu hain uygulanmadı.

Ölüler Kitabı


  Eski Mısırlılar, semanüzün en parlak cisimlerinden Sirius' un da, yılda bir defa sabah saatinde güneşle ayni konuma geldiğini de keşfetmişlerdi. Bu astronomik konum, Nil'in taşmasıyla ilgili olarak Nil yılının başlangıcıydı, Mısırlılar için bu günler Mısır tanrıları Osiris, Horus, Seth, İsis ve Neftis'in doğum günleriydi. Nil yılı daha da yani Nil Nehri'nin varlığı Mısırlılar için öylesine önemlidir ki, ölüm ötesiyle ilgili inançları da doğurmuştur.
 Fikir evreninin beşiği önde gelen Yunanlılar, Thales ya da Euclid'e karşın gene de zaman ve saat matematiğin yeterince çözümlenememişti, çok daha farklı bir kültürel konumda bulunan Mısırlılar'ın ergonomik çözümü şaşırtıcıdır. Gerçekten de Mısır'ın Yunan'da olduğu şeklinde bir matematik felsefesi, düşünürleri yoktu. Astronomik tüm detayları dinsel törenlerle kısıtlıydı ama Mısırlılar, M.Ö. 3000 civarında, günesin doğusunu ve batısını hesaplayarak bir dikili taşın neresinin günün hangi saatinde ışık alacağını, bir tapınağın bir yerindeki penceresinden içeri girecek olan güneş ışığı ile bir yazı şifrelemeyi biliyorlardı. Günesin haricinde,

   Fransız Moret'e gore, Nil Nehri Mısır'ı Akdeniz ve Afrika Mısır'ı diye ikiye ayırır, gerçekten de bu coğrafî konum bin yıllarca Mısır'ı Yukarı ve Aşağı Mısır yahut Krallık olarak jeopolitik olarak böldü. Bu bölünme ve temeldeki krallık kavgaları Mısır'ın tek kralının kısaca Firavun'un varlığım da böldüğünden önemlidir, zira tüm eski uygarlıkların içinde kendisinin tanrı olduğunu ileri devam eden tek kral, Firavundur. Gerek Mezopotamya'da, öteki Orta Doğulularda devamlı krallar tanrıların seçtiği temsilcilerdi, ancak ölümlerinden sonrasında tanrılaştılar fakat Mısır'da Firavun, tanrı demekti. Yasarken Horus, öldüğünde ise Osiris'ti. Iste bu inanç top yekün Mısır mitolojisi ile, krallığın direkt ilişkisi demekti. Mısırlılar'ın mumyalama ve mumyalama ile ilgili mitler, uygulanan ritüeller hep bu temelin üzerindeydi. Ölüm ve ölüm ötesi yasama böylesine bir takıntı yalnız Firavun'un ölümsüzlüğü ve tanrılığı nedenine bağlıdır. Fakat Mısır'da Osiris kültünün hemen yanında kökeni çok daha eskilere giden bir de Ra kültü şu demek oluyor ki güneş-tanrı yada dini vardı, ikisinin kokteyli ve yaşamın kökeni olan Nil inançları Mısır dinini oluşturuyordu, Çok kısa olarak Osiris'i tanımamızda yarar var.
 
   Eski Mısır'da ölüm ve ötesiyle ilgili kaynaklar Piramit ve Tabut yazıtlarıdır, tüm bunlar "Ölüler Kitabi" denen ölüm, ölüme geçiş ve ölümden sonra yasamla ilgili kuralları ve düzeni anlatan tüm bir data yada inanç sisteminin parçalarıdırlar. Mısırlılar ölümden sonra tekrar dirileceklerine inanırlardı, Osiris'in yeniden dogması ve onun kişiliğinde simgelenen KIŞ ve BAHAR örneklerindeki benzer biçimde. İnsan, gövde ve ruhtan oluşuyordu, her ikisi de ölümden sonra sonsuz olarak kalabilirdi, yeter ki ölümden sonra insan Osiris'in önünde günahlarını bağışlatsın ve saf olarak cennette kalabilsin. Osiris, insanin kalbini bir tüy ile tartarak samimiyetini ölçerdi, eğer ölü insan bu ölçümde basarisiz olursa aç, susuz ve güneşsiz olarak ebediyen gömütında kalırdı. Osiris'in sınavlarından başarıyla geçebilmek için bazı yöntemler uygulanırdı, örneğin mezarlara yiyecek ve tanrıları sevindirecek tılsımlar konurdu. Ayrıca, balık, yılan, hamamböceği gibi böcekler rahipler tarafınca kutsanarak ölüye yardımcı olurlardı. Ama en önemlisi, "Ölüler Kitabı"nın satın alınıp mezara konmasıydı. "Ölüler Kitabı", ölüm rahiplerinin yazdıkları yakarış ve yöntemlerle, Osiris'i sakinleştirecek ve hatta aldatacak önerilerle doluydu. "Ölüler Kitabı" örneklerinden yüzlercesi papirüs rulolar halinde mezarlardan çıkarılmıştır ve en eskileri Piramitler dönemi'ne aittir, yani M.Ö. 2500'lere. Mısır inançlarına gore tüm bilgiler yada bilim, bilge tanrı ve yazman Toth tarafından yazılmıştır. Bugün dâhî bâzı mistik-pagan çevreler, Tarot Kartları'nın kökeninin Toth kültünden kaynaklandığına inanırlar.