Osmanlı Devleti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Osmanlı Devleti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Paris Barış Konferansının Toplanması


Birinci dünya savaşı bitmesinin en önemli nedenlerinden bir tanesidir. 18 Ocak 1919 yılında Paris'te yapılan konferans ile anlaşmaya varıldı. Konferansın en önemli özelliği ittifak devletleri dahil olmak üzere 32 devletin de katılmasıydı. Katılım gösteren devletler 3 gruba ayrıldılar; Müttefik, kısmen müttefik ve orta devletler olarak isimlendirildiler. Bunların içerisinden 5 devlet tam yetkiye sahipti. Amerika birleşik devletleri, Fransa, İngiltere, İtalya ve Japonya gibi ülkelerin dış işleri bakanlığı en yetkili konsey üyeleriydi.

Paris barış konferansı 18 ocak 1919 yılında yeni Alman imparatorluğu'nun kurulduğu yıl dönümüne denk geldi. Onlarda ise konseye hakim olan ülkeler ise İngiltere ve Fransa oldu. Fransa, Almanya'nın her koşulda etkisiz halde olmasını amaçlayan öneri sunmuştur. İngiltere ise Almanların donanmasını ortadan kaldırmayı hedefliyordu . Paris barış anlaşmasının sonuçlarını en merak edenler ise Osmanlı devleti bünyesinde yaşayan Rumlar olmuştur.

Kırım Savaşı


Kırım Savaşı, 4 Ekim 1853-30 Mart 1856 tarihleri arasındaki Osmanlı-Rus savaşıdır. Birleşik Krallık, Fransa ve Piyemonte-Sardinya'nın Osmanlı tarafında savaşa dâhil olmasıyla savaş, Avrupalı devletlerin Rusya'yı Avrupa ve Akdeniz dışında tutmak amacıyla verdiği bir savaş halini almıştır. Savaş, müttefik güçlerinin zaferiyle sonuçlanmıştır.

1. Dünya Savaşı Birinci Bölüm


Atatürk Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra da, 1915 yılbaşına kadar, Sofya'da kaldı. Kendisi Osmanlı devletinin bu savaşa katılmak da acele ettiği kanaatindeydi. Savaşın gelişmesi de büyük bir dikkatle Takip ediliyor, Almanya grafikleri için savaşın çok ağır sonuçlar doğuracağını herkese söylüyordu.
Atatürk kendisine aktif olacağı bir görev verilmesi üzerine ısrar etmekteydi. Hemen ardından Tekirdağ'da kurulmasına karar verilen bir kümenin Komutanlığına getirildi. Atatürk'ün 20 gün gibi kısa bir zamanda kurduğu Temel 19 fırka ediyle Çanakkale savaşlarına katıldı. O sırada Alman generali liman von sanders bu bölgede bulunan Ordu'nun komutanıydı. Atatürk'ün emrindeki Tümen Arıburnu ve Anafartalar'da çok üstün düşman kuvvetlerine karşı savaşarak büyük bir başarılar kazandı.
Atatürk 1915'in sonlarında Edirne'deki 16. Kolordu Komutanlığı tayin edildi. 1916 da Diyarbakır'a gitti. 1 Nisan 1916'da generalliğe terfi etti. Buradaki başarıları için kendisine kılıçlı altın imtiyaz madalyası verildi. 1917'de Alman generallerinden Falken hayn ordunun başında bulunmaktaydı bu Ordu Halepli toplanıyordu ancak, Atatürk Türk komutanının düşüncelerini vatanını halinde gördüğünden Ordu komutanlığını bıraktı ve İstanbul'a geldi.

Atatürk İstanbul'a geldikten sonra, İngilizlerin yaptıkları bir taarruzla Filistin ve Kudüs'ün elden çıkması onun fikirlerinin doğru olduğunu gösterdi. Atatürk velihat Vahdettin Efendi'nin 15 Aralık 1917 5 Ocak 1918 tarihleri arasında yaptığı Almanya seyahat ile katıldı. Atatürk uzun süre tüm komutanları ve generalleri bu savaşın ne kadar zorluklar ve sıkıntı yaratacağını anlatmaya çalıştı. Atatürk Almanya'dan dönüşünde hastalandı, tedavi için Viyana'ya gitti Bu arada V Mehmet ölmüş yerine 6. Mehmet Vahdettin tahta çıkmıştır. Padişah Atatürk'e 7. Ordunun başına geçmesini teklif etti. 18 Eylül 1918'de güneyinde yerleşmiş bulunan ordunun başına geçen Atatürk durumu ümitsizliği ili ve yeni bir düşman doğrusunu yakın olduğunu anladı. 19 Eylül gecesi başlayan ve çok kuvvetli Düşmanlar karşısında gelişen taarruz karşısında diğer ordular bölüm bölüm Savaşı kaybederken Atatürk kendi ordusunu bu tasarı halinde çekmeye gayret göstererek başarılı oldu.

30 Ekim 1918'de Osmanlı Devleti'nin imza imza attığı Mondros Mütarekesi ile Yıldırım Orduları grup komutanı Mareşal liman görevimden ayrılmış ve yerine Atatürk dahil edilmiştir. Atatürk her şeye rağmen asla teslim olmayı kabul etmedi, emrindeki silahlı kuvvetler muhafıza fikrinde olduğunu bildirdi bunun üzerine Yıldırım Orduları grup dahil edildi. Atatürk İlerideki Bir Savaşın hazırlıklarını yaparak bir kısım silah ve cephaneyi emin ellere bırakmayı ihmal etmedi. Böylece Maraş, Urfa ve Gaziantep savunmalarının temelini hazırlayıp en iyi hale getirdi.