cehennem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cehennem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Araf'ta Kalmak Ve Araf Nedir ?

Araf nedemektir ve ölümden sonra ne olacaktır
Araf

İslam inanışına göre Cennetle Cehennem arasındaki yere Araf denir. Kuran'ın 7. Suresinde araftan bahsedilmektedir. Surede cennetlikler ve cehennemlikler bir sur ile ayrılacakları bu surun üstünde bulunacak kimseleri cennetlikler cehennemliklere alametlerinden tanıyacağı belirtilmektedir.


Araf, dinen yüksek yer anlamına gelmektedir. Kökeni Arapça'ya dayanır. Bazı kimseler kelimenin "bilmek" anlamında olan İrfan dan geldiğini söylerler. Sure her iki anlamı da doğrulayacak bir ifade taşımaktadır. Çünkü araf ehli hem Cennetle Cehennem arasındaki surun tepesinde bulunacak, hem de cennetlik mi cehennemlik insanları tanıyabilecek lerdir. Taberi'nin bir nakline göre Araf, cennet ve cehennem arasında bir yerdir. Günah ve sevapları misafir olanlar burada tutulacaktır. Müslüman inanışı araftakiler sonradan cennete gireceği merkezdendir. 

Cehennem Nasıl Bir Yerdir ? Cehennem Hakkında Herşey


Cehennem Nedir ?

 Cehennemin son kıyamet alameti koptuktan sonra insanların sorgusu bittiğinde azaplarını çekeceği ceza yeri diyebiliriz. Cehennem kıyamet denilen zamanda gelip Dünyayı kuşatması ve yutması şöyle anlatılılmaktadır Abdullah ibni Mesûd’dan nak olmuştur: Rasûlullâh şöyle buyurur;

“O gün cehennem getirilecek!.. Onun yetmiş bin bağı olacak ve her bağ ile beraber cehennemi çeken yetmiş bin melek olacak.”
Sizden Cehennem’e uğramayacak hiç kimse yoktur! Bu Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür. (19.Meryem: 71)

Cehennem kenidi kendini yedi Ayeti'inde anlatılmak istenen Nedir ? 


  “Cehennem kendi kendini yedi” neyi anlatmak istiyor insana verdiği mesaj nedir ? Güneş, tümüyle hidrojen gazından ibaret merkeze sahiptir ve burada 15 milyon derece civarında bir ısı ki daha güneşin çekirdeğinde ki ısıyı ölçecek bir teknolojiye sahip değiliz. Bu yüksek hızı dolayısıyla sürekli nükleer tepkimeler olmakta ve hidrojen atomları kendi kendini yiyerek helyuma dönüşmektedir. Cehennem arasında ki tek fark güneş sonunda soğuyacaktır ama cehennem asla!!  Bu arada yediklerinden artanı da dışarıya atmaktadır.

 Bu atıklar ise tâ Dünya’ya, bizlere kadar ulaşmaktadır. Burada anlayacağımız aslında hiç bir şey filmlerde ki gibi fantastik değildir. Allah, her şeyi bir bilinç doğrultusunda ve mantıklı yaratmıştır. Sadece bizim zekamız ve görümüz bunları algılayamaz. Cehennem de farklı bir boyutta olası olması da asla onun olmadığını göstermez isterseniz ufak bir deneme ile cehennemin sadece tüy kadar kısmını hissedebiliriz. Elinizi teşe tutun bakalım ne kadar dayanacaksınız ki "cehennem ateşinin bir kıvılcımı dünyayı saniyeler içinde yakacak güçtedir"

Sırat Köprüsünde Tam Ortasında Kalanlara Ne Olacak ?

 
Sırat köprüsü

  Öldükten sonra kıyamet koptuğunda geçeceğimiz ve ahirete girişimizin yolu dediğimiz sırat köprüsü İnsanlar Sırat Köprüsü'nden geçerken iki kısma ayrılacaklardır. Bir kısmına sadece ayak başparmağını gösterecek kadar bir nur verilir. Nuru önünü aydınlatınca bir adım atar, sönünce durur. Bir ayağı sürüklenir, bir ayağı bir yere takılır. Köprüyü geçene kadar yanlarına cehennem ateşi dokunur. Bazıları köprüyü bu şekilde de geçemez. Onun üzerinde yürürken, demir kancalar onu yakalayıp cehenneme çekerler. Hatta bazıları ayağını atar atmaz cehenneme düşerler. Cehennem içinde feryad-u figan ederler. Bir kısmına ise, önünü aydınlatmak için dağlar gibi ya da hurma ağacı büyüklüğünde ya da bundan daha az bir nur verileceği belirtilmiştir.

  Burada ki farklılıklar dünyadaki amelleri yani yapılan iyilikler ve kötülüklerin karşılığında verilen o nurlarının miktarına göre sırat köprüsünü suratle geçerler. Kimisi göz açıp kapayacak kadar bir zamanda, kimisi şimşek gibi, kimisi bulut gibi, kimisi yıldızın kayması gibi, kimisi rüzgar gibi, kimisi atın koşuşu gibi, kimisi de yaya olarak yürüyen bir insanın süratinde sırat köprüsünü geçerler. Bunlar kancalara ve dikenlere takılmazlar, cehennem ateşine düşmezler. Ey nefsim! Akıllı olan bir kimse gibi, Sırat Köprüsü'nden geçmenin dehşetini göz önüne getir ve onu iyice düşün. Dünya ile sarhoş olan bir kişinin yapacağı şekilde, bu anlattıklarımızı sanki duymadın, okumadın gibi olma... Ey nefsim! Eğer sen dünya muhabbetiyle, keyf-ü sefasıyla sarhoş değilsen ve aklın yerinde ise, bu ikisinden kendine faydalı ve selametli olanı seç. Eğer sana dağlar gibi bir nur verilmesini, Sırat Köprüsü'nü şimşek gibi, bir yıldızın kayması gibi ya da rüzgar gibi geçmeyi istiyorsan, kancalara takılmamayı ve cehennem ateşine düşmemeyi istiyorsan, söylediğimiz programa uy ve Allah-u Zülcelal'e itaat et burada yazılı olan saten nedemek istediğimizi ve sırat köprüsünden bol nur ile geçmeyi açık şekilde açıklıyor. Allah herkese güzel emeller eylesin...