şeytan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şeytan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Nazar Boncuğunun Gerçek Şeytani Yüzü

  Hepimiz nazar değmesin diyerekten çocuklarımızda ve evimizde nazar boncuğu bulundururuz. Aslında iyi olduğunu sandığımız Nazar boncuğu bizler için tehlikenin ta kendisidir.


   Piramitlerden tutunda bir çok tarihi mekanlarda bile birinin içinde Şeytan’ın evi saklıdır, dedik. “Piramit”in üzerindeki “her şeyi gören göz” denen sembolde, Şeytan’ın Kabe’yi,Âdem’i ve Yaradan’ın yarattıklarını takip ettiğini ve bugün de bu olgunun devamının olduğunu söyledik. Şeytan ve Şeytanîlerin hain izleyen gözü Yaradan’ın yaratışını takip ediyor. Bugün Şeytan için hizmet verenler birçok bilim dalını müdahale ederek kötü emellerini de etki etmiştir. Oysa Yaradan, asıl her şeyi görendir.

  Bunu bildiklerinden her şeyi yapacak yüzsüzlüğü yapacaklar, Allah inancını insanlık bilincinden silmek çabasındadırlar. “Her şeyi gören göz”ün insanlığa bakışı, Yahudilerin Masonik hain bakışıdır. Her türlü bilgileri kendi emelleri uğrunda, insanlığın aleyhine kullanırlar. Her şeyi bilen ancak Allah’tır. Bu hain bakışlarından Allah’ı habersiz sananlar şu ayeti okuduklarında kendilerinden geçecektir.

ALLAH GÖZLERİN “HAİN BAKIŞLARINI” BİLİR, GÖNÜLDE GİZLEDİKLERİNİ DE…” Mümin / 19
 Nazar boncuğu yani Göz sembolünün muskalardaki yeriyle ilgili olarak, geçmişten günümüze sürdürülen bu Şeytanî çakallıktan bahsedelim. Günümüzde, özellikle mavi üzerinde göz bulunan, ülkemizle de neredeyse özdeşleşen “nazar boncuğu”nun tarihsel bağlamını sandığımız kadar kesinlikle iyi değil. Nedir nazar boncuğu ? Mavi renkte olup, cam ve taş gibi maddelerden yapılan; bebeklere, insanlara, evlere asılan nazarlık. Bugünkü nazar boncuklarının kökeni de Eski Mısır muskalarına ve “her şeyi gören göz” denen Şeytan gözüne dayanmaktadır. Üstelik evde nazar değmesini engellemek yerine evinize cinleri çağırmaktadır.

Bir hadis-i şerifte Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav): “Kim nazarlık, muska benzeri şeyleri söküp kırar, atarsa,Allah ona köle azat etmiş sevabı verir.” buyurur.
  Bugünkü kafamıza yanlış yerleşmiş olan muska alışkanlığı şeytan ve cinlerin göz enerjisiyle de insanlara sihir yapıp etki altına almaktadırlar. Fakat bunlar; bu tip nazar boncukları, zaten onların ritüellerindendir ve büyü araçlarındandır. Bunlar fayda vermez. Sığınılacak merci Allah’tır; ve asla nazar boncukları değildir.

Cin Ve Şeytanı Ayıran Özellikler

  

  Şeytan ve cinler arasında ki farklar ve insanlara olan etkilerinden söz edeceğiz. Cinler, insanın doğrudan beynine, aklına, düşünce sistemine nüfuz edebilirler o bölgeleri tesir altına alarak (korku, endişe, ürperti, hayal kurma gibi ve sebebsiz yere ağrılar verebilirler. Şeytan ise farklıdır, o yaratılış gereği kalbe ve inanç merkezine nüfuz eder yani bedenimizin en hassa noktasına nefsimixe hükmetmeye çalışır. Kalbin yanında bulunan lümme-i şeytaniye denilen yerde, devamlı surette insana vesvese verir, onu ifsad etmeye çalışır.
 
  Şeytan, en büyük düşman olduğu halde, gerektiğinde cinleri, gerektiğinde habis ruhları, gerektiğinde ise insi şeytanları kullanarak, kötülüklerini bunlar vasıtasıyla sergileyerek varlığım insanlara unutturmaya çalışır. Bu gaflet içeren durumdan kurtulmak için, insanın inancı kuvvetli, düşünce ufku berrak, temiz kalbe, hizmet şuurundaki insanlarla münasebetinin çok olması, hakikat derslerinin yapıldığı sohbetlere sık sık gitmesi ve dünyayı bir maddiyata dayalı olarak değil misafirhane yani bir gün öleceğini bilerek yaşaması gerekir.( En zoru bu olsa gerek maalesef hayatımız her noktası maddiyata bağlı olduğunu düşünürsek) Allah yardımcımız olsun. Özellikle sosyete kesiminde bulunup da, sırf macera olsun diye böyle seans düzenleyenler “Mevlana’nın ruhu geldi, falan kimsenin ruhu gitti” diyerek, cinler tarafından aldatıldıklarının ve oyuncakları haline geldiklerinin farkına varmaz ve inançlarında bir şüphe belirir. Birçokları cinlerin aldatmasıyla ibadeti de bırakır. İnsan için en büyük zarar, en kötü hastalık, Allah’dan uzaklaşmaktır ve şeytan bu konuda tuzağına düşen kimseye acımaz.
  Şeytan bir kişide de olsa amacına ulaşmayı hedeflemiş olacaktır. İnsanlar bu gibi cin oyunları, cin çağırma, ruh daveti, seans gibi şeylerle meşgul olup, cinleri görmek sevdası yerine, temiz bir kalble, iyi bir niyetle, iman hakikatlerini anladıktan sonra, nefis terbiyesi neticesinde mânen terakki ederek ulvî ruhlarla, büyük zâtlarla, Allah’ın izniyle görüşebilir. Böyle bir makama erişen insan, cinlerle görüşmeyi onlara soru sormayı veya onlardan herhangi bir bilgi öğrenmeyi ne yapsın. Saten cinler sadece yalan atmaktan başka hiç bir şey yapmamaktadır. Önümüzde, boyutları bizce tam belli olmayan bir metafizik âlem vardır ve cinler bu âlemin sakinlerinden ancak bir çeşididir. Kur’ân-ı Kerim’in hakikatlarıyla, gerçekleri görebilen gözlerle, bu âlemi keşfetmeye ve Allah’ın izni ile fethetmeye devam edeceğiz. Bu sahada ilim ve bilgilerimiz arttıkça, cinleri birçok sahada istihdam edeceğiz. Yeryüzünün ilk sakinlerini olduğunu ve hüküm sürdüklerinde döktükleri kanıda unutmamak lazım.

Gerçekten İnsanoğlunu Anlatan Hikaye


Ben bunu okuduktan sonrasında baya bir şaşırdım sizlerde okuyup yorumlarınızı yazmanızı umuyorum hakikaten merak ediyorum yorumlarınızı arkadaşlar

Iblis, butun seytanlarla buyuk bir toplantı düzenlemiş ve onlara demiş ki:
' hepimiz camiye gitmekten alıkoyamıyoruz. Onları Kur'an okumaktan ve doğru işler
yapmaktan da alıkoyamıyoruz. Ek olarak onlari devamlı allah'i ve Rasulu Muhammed'i düsünmekten de faz geçiremiyoruz
Onların tanrı ile aralarında ki bağ çok güçlü kıramıyoruz.' 'Öyle ise bırakın onları camilere gitsinler, bırakın
birlikteliklerini ve dayanışmalarını  sürdürsünler. Fakat onların fakitlerini calin.!!! Boylelik ile
onlar Allah'ı ve Rasulü Muhammed'i düşündürecek ve sıkı bağ kuracak süre bulamasınlar.'

'Iste sizden istediğim bu' dedi iblis.' Gün boyunca tanrı'i düşünecek ve dinlerini bile akıllarına getiremeyecek hale getirin.

Şeytanlar sinirle bağırdı: 'Bunu nasıl yapabiliriz ki?'
'Onların akıllarını ve fikirlerini sürekli küçük detaylar ile meşgül edin diye cevapladı iblis.

' Onları sürekli harcamaya teşvik edin , harcasinlar, sonrada borçlansınlar ve ödeyemez hale gelsinler.
'Hanimlari uzun saatler evin dişinda çalismaya teşvik edin,ayni zamanda erkekleri de haftada 6-7 gün gunde 10 - 12 saat
çalışmaya teşvik edin Böylece onların kendilerine ve ailelerine ayıracak ve aileleri ile ilgilenecek  hiç boş zamanları kalmasın.'

'Onları özellikle çocukları ile vakit geçirmekten alıkoyun,evde bile işlerinin sorumluluğu omuzlarında olsun ve üzerlerinde hissetsinler.
Kafaları öyle meşgül edin ki onlar onları Allah ile birlikte olmaya çagiran ufak sesleri bile duyamasınlar.'
'Onları sürekli müzik dinlemeye teşvik edin evde, iste hatta otomobil sürerken bile radyo teyp dinlesinler.

Evlerinde TV, VCD, CD ve Bilgisayar sürekli açik olsun Hatta restoranlarda alişveriş merkezlerinde bile sürekli müzik
çalsin. Bu onların akıllarını surekli meşgul eder böylece tanrı'i ve Rasulu Muhammed'i düşünüp onların yolundan gitmelerine hiç vakitleri kalmaz.'
Masalarinda, sehpalarinda surekli gazeteler,magazinler olsun bunlardaki haberlerle 24 saat
akillarini mesgul edin. Hatta araba surerken zamanlarini calmak icin reklam panolarini kullanin.'

'Onlarin mailbox'larini reklamlar, sacma sapan mektuplar,junk mailer, siparis kataloglari ile
doldurun ki temizlemek icin zaman harcasinlar.''Guzel cekici modellerin resimlerinin magazinlerin
kapaklarinda TV ekranlarinda surekli gorunmesini saglayin ki erkekler gercek guzelligin bu olduguna ve de dis
guzelligin cok onemli olduguna inansinlar, zaman içinde karilarini begenmez olsunlar.'

  'Hanimlarin cok yorgun olmalarini saglayin oyle ki kocalarina sevgilerini gosteremesinler.
Surekli baslari agrisin. Eger kocalarina sevgilerini ve ilgilerini gosteremezlerse onlar da mutlulugu disarida baska yerlerde
aramaya baslasinlar.' Bu da ailelerin daha cabuk dagilmasina sebep olur.' 'Onlara anlamsiz sacma hikayelerle dolu kitaplar
verin ki cocuklarina yasamin gercek anlamini ve imani anlatacak yerde onlari okusunlar.'
 Onlari cok mesgul edin ki disariya cikip dogayi inceleyip tanrı'in yarattiklarindan ders almalarina engel olun.
Doganin mukemmelligini,yaratilisin ne kadar mukemmel oldugunu anlayamasinlar.
 Onlari kapali alanlara , oyunlara, konserlere, sinemalara gitmeleri icin tesvik edin ki doga ile birlikte olmaya
zaman bulamasinlar. ' Onlari surekli mesgul edin. 'Eger olur da kendi şeklinde dusunen arkadaslariyla bir araya gelirlerse
onlari dedikodu etmeye tesvik edin. Oyle seyler konusmalarini saglayin ki aralarinda ihtilaf ciksin ve ayrilirlarken
darginliklar olsun.'
"Hayatlarinin o kadar guzel ve mukemmel olmasini saglayin ki tanrı'i ve O'nun gucunu dusunecek
durumda olmasinlar. Her seyi kendilerinin elde ettigine ve de kendi gucleri ile bu mukemmel hayata
sahip olduklarina inansinlar. Sagliklarina ve elde ettikleri nimetlere sukretmek ihtiyaci duymasinlar.
Iste buyuk plan bu. Seytanlar Muslumanlari her yerde mesgul etmeye, telasla kosusturmaya calisiyorlar. Oyle ki
allah'i dusunecek hatta ailelerine ayiracak kucucuk zamanlari dahi kalmasin.

Diger Muslumanlar ile allah'in gucunu Onun Rasulu Muhammed'i konusacak zamanlari kalmasin .
Peki sizce seytan bu gorevinde basarili oluyor mu ? Siz karar verin.