Ufolar Ve Bilinmeyen Belgeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ufolar Ve Bilinmeyen Belgeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Dünyayı Çevreleyen Gizemli Sualtı Duvarı

 

  Dünya'nın okyanuslarının neredeyse hepsinin altında yer alan tüm dünyamızı  kapsayan süper büyük bir duvar olduğunu iddia etmektedir. Uzak geçmişte, UFO meraklıları ve komplo teorisyenleri, Google Earth üzerinde sayısız açıklanamayan görüntüler elde etti ve büyük tartışmalara neden olmuştur. Gizemli kuleler, mağara resimleri ve batık şehirler ve su altı piramitleri, böylelikle Google Earth dünyadaki insanların hayal gücünü de arttırmış oldu .Fakat her şey bununla sınırlı kalmadı, çünkü bu yüksek teknolojiye ulaşan meraklı ve araştırmacı pek çok kişi bütün dikkatlerini bunda yoğunlaştırarak daha fazla bilim adamının geniş açıdan çalışma yapmalarına neden oldu.

  Öyle doğaüstü ve garip yapılar ve şekiller bulunarak keşfedilen bazı yerler ya uydu görüntü bozukluğu, ya renk ,ışık, gölge oyununa yada belirsiz bir nedene bağlanıp üstü kapatılılarak kamu oyundan saklandı. Fakat bu arada belirlenen bu yerlerden bazıları Google Earth den ya silindi yada askeri özel bölgelerinde olduğu gibi bulurlanarak netliğini kaybettirildi. Bu sebeplerden dolayıda gizemli sualtı duvarlarının gerçekten var olduğununda bir hayal olmadığı apaçık ortaya çıktığıdır.

Uzay Yok Edicisi Kara Deliğin Kalbi !!


Kara delik

  Astrofizik, Uzay biliminde en ünlü keşiflerden biriside kara deliklerdir.  Onları, ışığın bile kaçamayacağı kadar güçlü yer çekimleri ve alanları ile uzay zamanlı bölgeler olarak tanımlayabiliriz. Albert Einstein, yer çekimi hakkında ki izafiyet teorisi ile yer ve zamanı "büktüğünü" gösterdiğinden beri , ışığın yer çekimi etkilerine karşı bağışık olmadığının farkındaydık. Aslında, Einstein'ın teorisi Güneş'teki yer çekimi uzak uçlardan uzak ışınları saptıran bir güneş tutulması sırasında ispatlandı.

  O tarihten bu yana, kendi galaksimizin merkezinde büyük, süper nüfuzlu bir çok kara delik var. Tabi ki bu durum sizi sizi tedirgin etmesin, yakında güneşi yada dünyamızı yutmayacak .Fakat kara deliğin kalbinde gerçekleşen şeyin gizemi halen çözülmemektedir. Bazı fizikçiler, bir "zaman durması" olabileceğini düşünüyorlardı ve bazı kütle sonsuza kadar küçük bir alana konsantre olan sonsuz yoğunluk noktası. Tahmin etmek zor ve imkansız.

Karadeliğin Kalbi
  En azından şu anda kara deliklerin merkezinde bulunan şeyin ne olduğunu anlamanın imkansız olduğu gerçeği, bilim kurgu yazarlarının yıllarca farklı evrensel yapıp içermediği veya teleportasyon veya zaman yolculuğu için kullanılabileceği hakkında spekülasyon yapmalarına ve filmlere yansıtmalarına neden oldu. İllede öğreneceğiz diyorsak önce en yakınımızda olan ve bize milyon yıllarca ışık yılında olan kara deliğe gitmeliyiz ve Bir kara delik tarafından absorbe edilmesi, bir dizi atomun içine uzanılmasını göze alıp içeriye girmeye ve öğrenmeye gönüllü olmamız gerekecektir.

Kozmik Radyo Patlaması

  2007'deki Kozmik radyo patlaması keşfinden bu yana, kozmik radyo patlaması veya ışınları dünya üzerindeki bilim adamlarına hayranlık kaynağı oldu. Keşiflerinden bu yana geçen yıllarca incelenen dokuz bombardımanın hepsi de tarihsel olarak kopyalandı.

Kozmik Patlama anı

 Ocak ayı 2015' yılında bilim adamları, gerçek zamanlı olarak bir kozmik patlama tespit ettiklerini açıkladı. Bu, radyo patlamasına neden olan her olay , bilim insanlarının çalışmaları sürdürdüğü sırada meydana gelmesi işleri daha da kolaylaştırdı. Bu radyo patlamalarının nedeninin bilinmediği ve uzmanların, nötron yıldızlarının veya alevlerin çökmesi sonucu oluşabileceğini tahmin ediyorlardı. Patlamalar bir milisaniyelik bir uzunluğa sahiptir ve bu az miktarda zaman boyunca Güneş'in bir milyon yıl boyunca yaratacağı aynı miktarda enerji ürettikleri kesinleşti.

Uzaya yayılan kozmik ışınlar
  Avustralya'daki bir araştırmacı olan Emily Petroff, bu bombardıman ışınlarının dünyanın beş milyar ışık yılı uzakta olduğunu ve Kova takımyıldızı yakınlarında gerçek zamanlı blitzar gözlemci uydusunun fark ettiğini belirtti. O ve ekibinin birtakım bilgi toplamaya çalışmak için bir uydu daha gönderileceğini ve önümüzdeki 15 yıl içerisinde daha detaylı bilgi alınacağını ifade ettiler.

Peru'da Uzaylı Mumyası Bulundu

 
 
  Uzun yıllardır kendilerini paranormal araştırmacılar olarak tanımlayan ekip, Peru’daki Nazca şehrinin yakınlarında bir uzaylıya ait olduğunu iddia ettikleri mumya bulduklarını söylediler.(En ayar olduğum şey bulduysan bulmuşundur kanıt vardır. Yoksa yoktur)   Yaklaşık 1700 yıllık olduğu iddia edilen mumya, uzun bir kafatasına ve tuhaf görünümlü 3 parmağa sahip. Boyu ise 170 santimetre civarında. Araştırmacılar tarafından incelenmesine devam edilen mumyanın ellerinde olduğu gibi ayaklarında da 3 parmağının olduğu belirtiliyor. Beyaz bir toza bulanmış şekilde bulunan mumyanın 245 ila 410 yılları arasında bir döneme ait olabileceği iddia ediliyor.



  UFO araştırmacılarına göre mumyanın bulunduğu mezarda başka türlere ait cesetlerin de olabileceği iddia edilmekte. Mumyanın üzerinde yapılan bir dizi karbon testinin sonuçlarına ulaştıklarını belirten yetkililer, mezarda başka ufak tefek kemiklere rastladıklarını ve bunların da başka türlere ait olabileceğini düşündüklerini söylediler. ( bıktık arkadaş bikerede düşünmeyin gerçekleştirin)

HASHIMA ADASI



 
  Google tarafından  27 Haziran 2013'te, Nagasaki eyaletinde Japonya'nın güneybatısındaki "Gunkanjima" olarak da bilinen Hashima Adası'yla birlikte unutulmuş bir dünyanın sokak görünümü fotoğraflarını yayınladı. Google Chrome yardımı ile bu web sitesi, Hashima'nın gizemli, ıssız manzarası içerisinde gizli olan sırları ve efsaneleri keşfetmek için tarihe geniş bir bakış atmanıza izin verir.

  Hashima adası, 61.000 metrekare büyüklüğünde Japonya'nın güneybatısındaki Nagasaki Eyaletindeki 505 adet ıssız adadan biridir. Ancak, bir zamanlar Mitsubishi tarafından yönetilen büyük bir kömür madenciliği operasyonuna ev sahipliği yapmış olduğu için en yüksek noktada 5.259 kişi yaşıyor ve bu da kilometrekare başına 83.500 kişiye çarpıyor ve onu en yoğun nüfuslu yerlerden biri haline getiriyor Dünya tarihinde. Ada ayrıca dış görünüşü ve benzersiz silueti ile adlandırılan 'Battleship Adası' olarak da bilinir.

  Mitsubishi, üç yıl önce ilk yerleşmesinden sonra 1890'da adanın kontrolünü ele geçirdi ve iki dünya savaşının ötesine geçen acımasız kömür madenciliği operasyonuna başladı ve neredeyse bir asırlık anılardan 1974'te aniden tarihe geçti. Kömür madenciliği yavaşladı Popüler petrolün artması nedeniyle 1960'lı yıllarda hızlı bir şekilde hız kazandı ve böylece adanın kaderi 74 yılında Mitsubishi'nin operasyonun kapanacağını ilan etti.

  Ada o kadar hızlı boşaltılmış ki kişiler neredeyse sadece üstündeki elbiseler ile gitmişlerdir.  Adanın iç mekanı keşfederken bulmanız için hala birçok ürün ve eşyalarınız kalmaktadır. Belki de sahipleri hayatlarının geri kalanını geri almadan önce bulunamayan kedilerin ruhlarını bulabilirler 74'teki ana bölgeye. Geride kalan her şey, tarihin kaybolması, baştan sona yaşanması. Bu site, Bryan James ( @WengersToyBus ) adlı bir İngiliz tasarımcı tarafından kısmen Google Chrome'un yetenekleri denemesi olarak tasarlanmış ve kişisel ilgi alanı projesi olarak geliştirilmiştir. Google tarafından desteklenmemekte veya desteklenmiyor; sadece fantastik harita ve sokak görünümü uygulamalarının yanı sıra Google Chrome'un çeşitli tarayıcı teknolojilerini de sergiliyor.

FBI'ın Ufo Araştırmaları (Roswell Kazası)

  Roswell Kazasının raporunu neden NASA değilde FBI hazırladı ve X dosyaları neydi ? Ufo'lar gerçekten ABD Hava üstünü işgal ettiklerinde silah kullanılmamasının sebebleri nelerdi ?


  1947 yılında ABD Silahlı kuvvetleri, Kuzey Amerika hava sahasını saran uçan dairelerin araştırılması için FBI'dan yardım istedi. Tüm araştırmalar uzun süre gizli tutuldu. Bu dosyanın ismi X dosyalarıydı. FBI  yıllarca dünya üzerinde kaza yapan ufoların bin sayfayı aşan bir rapor hazırlamıştı. Silahlı kuvvetler bu son derece önemli bilgilerin FBI bile elinden gizledi. 9 Temmuz 1947 yılında Washington şehri için çok önemli bir gündü. Askeri hava enfermasyon dairesi başkanı general George, FBI ajanı Reynolds tüm ülke gazetelerinde yayınlanan, büyük bir şok etkisine yol açan Roswell olayını nasıl yalanlayarak bu olaydan kurtulabileceklerini tartışacaklardı.
 
  Ünlü Roswell kazası gibi UFO ve uçan dairelerin bulunması Amerika Birleşik Devletleri için bir tehdit olarak görülmemektedir. Hatta Bu UFO kazası olduğunda ve insanlar TV izlerken bile bir tehdit kimsenin aklından bile geçmemiştir. Hemen ardından ABD, halkın ilgisini başka yönlere çekmek için bazı çalışmalar başlatmıştır. Çok geçmeden Roswell kazası daha ne olduğu anlaşılamadan sessizliğe gömülerek unutulmuştur. Yetkililer FBI'dan yardım istemelerinin sebebinin Ulusal tehdit için yapılmış bir tatbikat olarak nitelendirdiklerini ve halktan bunu gizlediklerini açıkladılar. Ancak generalin aklında tek olan  uçandaireler hakkında tüm bilgiyi toplayıp gerçeği öğrenmekti. Amerika hava sahasını sürekli işgal eden bu cisimler aslında Amerika için bir tehdit unsuru olduğunu sadece General biliyordu. Generalin bir sözü şöyledir.
Uçan dairelerin yada UFO ların gerçekten var olduklarını araştırmak için mümkün olan her çabnayı göstereceksiniz. Askeri gücümüz bu fenomen olayı geröeklerini ortaya çıkacak teknoloji ve güce sahiptir. 

  1978 yılına kadar bilgi edinme hakkı yasasına kadar bu bilgiler ve x dosyası gizli tutuldu. Bu yılların sonuna doğru ufo konusu ve araştırmaları o derece ulaşılmaz bir bilgi haline geldi ki gazeteciler bile soru sormaya korkuyorlardı.  Gizli yürütülen araştırmalarda 200 yakın çözülemeyen olaylar üzerinde durulmuştu. Görülen UFO'lar 3'er gruplarda duruyordu ve bunlar her grupta farklıydı. 1. Grup yeşil alevler içerisindeydi. 2. Grup Sürekli renk değiştiren kürelerdi. 3 Grup ise disk şeklinde olanlardı.

En Net Uçan Daire Görüntüsü

 En net çekilen uçan daire (Ufo) görüntüleri


  Slovenya'da bir adam arabası ile gece gezmesine çıkar. Çok zaman geçmeden gökyüzünde gariplikler olduğunu fark eder ve hemen arabasından inerek kayda almaya başlar. Video da uçan daireler çok net bir şekilde hareket ettiği ve parlayarak dolaştığı kayıtlara geçirilir.

  Görüntülerde 3 tane uçan daire olduğu ve birbirlerine bağımlı olarak hareket ettikleri gözüküyor. Gerçekten uzaylılar dünyayı ziyarete mi geldiler yoksa bunlar sadece birer yeni teknoloji nesnelerimi bilemiyoruz ama görüntüler gerçekten düşündürücü diyebilirim.

Uçan Daire Videosu



UFO over Maribor (Slovenia) paylaşan: real-paranormal-videos

Ay Piramidi

  Apolle17 Görevinde Çekilen Ay Premidi 


  Apollo 17 uzay aracı, aya ilk iniş yaptığında astronot tarafından bir görüntü çekildi. Astronotlar dünyaya döndüklerinde bu görüntüyü nasa'ya ettiler. Nasa ise görüntüyü karartarak ay da çekilen ve halka dağıtılan resimler arasına koydu. Resim bir kişi tarafından fark edilerek ve üzerinde aydınlatma yapılarak ay piramidinin belirmesine sebeb oldu. Nasa bu durumdan ne kadar rahatsız olsa da resim sahte diyerek işin içerisinden sıyrılmaya çalıştı ama kodak yetkililerinin uzun incelemeleri sonucunda resimde aydınlatma hariç hiç bir ekleme veya sahtecilik olmadığı kanıtlanmış oldu.
 Resmi yakından incelediğinizde net olarak piramidi görebilirsiniz. Apollo 17 görevinde daha bir çok bilinmezlik gizli bir astronotun geri dönemediği ama gizlendiği, diğer astronotun ise psikolojik tedavi gördüğü biliniyor.

Peki ay da ne oldu ?

Daha önceki ay ziyaretlerin de bir astronotun yürüyen taşların ve onların şekil değiştirdiğine tanıklık ettik demesi ve daha sonra şaka yaptım gibi ifadeler kullanması gerçekten çok kuşku uyandırmıştı. Aslında sorulması gereken ilk 1945 yıllarda aya gidilebilirken günümüz teknoloji ile neredeyse marsa gidilmesine olanak sağlarken neden artık aya gidilmiyor ve orada bizi korkutan nedir ? Sorusu en doğru soru olabilir. 

M.Ö 4.000

 

  Milattan Önce 4.000 yılında bulunan uzaylı heykelleri uzun incelemeler sonucunda bile kimin yaptığı ve nasıl yapıldığı hala tespit edilemedi. O günlerde insanlara görsel sunumu olmadığı için bu şekilleri nasıl yaptığı aşikardır.  


  M.Ö 4.000 yılına ait arkeolojik kazıda bulunan yapıtlar bir hayli ilginç. M.Ö. 4.000  yüzyıla tarihlenen bu iki killi sürüngen varlıkları Irak'taki Bağdat Müzesinde bulunurlar. Her ikisi de bir tür var görünüyor üzerinde üniforma. Gözleri bedenlerinin geri kalanı ile orantısızdır ve bazılarının gezegenimizi yaşamış olduğuna inanılan "Griler" le yabancı görünüş açısından benzerlik gösterir . Adam bir çeşit alet tutuyor ve kadının göğsünde emziren bir bebek var gibi gözüküyor ve her iki heykelde sürüngen gibi görünüyor. Heykelin detaylarına indikçe her bölge ve organ en detaylı şekilde işlenmiş saten garip olanda yazdığımız tarihin bu yapıtın yapılmasının imkansız olduğudur.
  Aynı buna benzer diğer yapıtlarsa doğu Çin heykelleridir. Onlarda uzaylıya benzer şekillerde yapılmıs ama üstlerine astronotların giydiği elbiselerin işlenmesidir.


Marslı İle Konuştuğunu İdda Eden Helene Smith


  1891 yılında Helene Smith adında bir şahız marslılarla irtibat içinde olduğunu ve konuştuğunu iddia etmeye başladı. Çevresindekiler Helena'yı akıl hastanesine götürdüler. Bir çok tuhaflık doktorların gözetiminde de yaşandı. Ardından Helena'nın evinde armalar yapıldı ev içerisinde bir çok farklı yazıya benzer garip şekiller bulundu.
  Yukarıda verdiğim resim ufo araştırmaları resmi belgelerinden almış olduğum ve Helene'nın çizdiği şekillerdir. Helene gerçekten uzaylılar ile iletişime geçebiliyor muydu veya bu olay bir yalandan ibaret ise Helene'nin tüm eşyalarına nasa ve ufo araştırma merkezi tarafından incelenmeye alınması tuhaf değil mi ? Akıl hastanesinde 3 yıl bulunduktan sonra Helene kayboldu. Hastaneden kaçtığı söylenmiş lakin hiç bir iz bulunamaması Helene'nin iddilarını ve doğruluğunu sanki kanıtlar gibi duruyor.

Uzaylı Ve Yazıtlar

   

  Uzaylı alfabesi hakkında ilginç bir yazı okudum ve paylaşmak istiyorum. Biraz karmaşık gelebilir. 'Uzaylı' yazı çevirmeyle ilgili sorun yalnızca Earthly istihbaratımızı kullanarak çözebilmemizdir. Bu, gliflerin, desenlerin ve yapının "dil" olarak bildiklerimize uyması gerektiği anlamına gelir. Buna uymazsa anlamayacağız. Bu nedenle, Rosetta Stone bulunana kadar Mısır hiyeroglifinin nasıl okunacağına dair hiçbir fikrimiz yoktu ve bize bir anahtarı vererek bilinen Yunanca'ya nasıl çevrildiğini gördük.
   Diller dört çeşittir: Alfabetik - her biri bir ünsüz veya ünlü olan 20-30 sembolden oluşur Heceli - genellikle her biri bir ünsüz / sesli harf kombinasyonunu temsil eden 50-60 semboller İdeografik - genellikle her biri bir fikir veya kelimeyi temsil eden 500-600 semboller Semboller - tek ve karmaşık nişan türlerinden oluşan (semaforu gibi)
   Ardından, gerçek uzaylı karşılaşmaları yoluyla kendilerine sahip olduğunu iddia eden kişiler tarafından bize ulaşan "Yabancı" diller veya iletişimleriniz var. Alıcının sanrılı, sanrı halindeyken veya bir aldatmacadan çekilmeye çalışılması ihtimali her zaman vardır. Ve genellikle çok zeki olanlar da değildir. Orada kaç tane Yabancının yalnızca fantezi sesi bulmanın nasıl kullanılacağı hakkında 7. sınıfa ait bir bilgiye sahip olması şaşırtıcıdır. Richard Shaver'ın "Mantong" dili gibi.

Marsta Savaşçı Uzaylı

 
Marstaki silahlı uzaylı
  Arkadaşlar bu resimde görülen uzaylı 2014 yılında çekildiği iddia edildi. Hemen ardından bilim adamları ve bu konuda uzmanlar tarafından gerçek olmadığı kabullenildi. Bunlar olurken NASA bombayı patlatan bir haber yaptı. Bu resimdeki silahlı uzaylının gerçek olduğunu söylediler.
  Şimdi kafa kurcalayan bir konu ise uzayda ve insanlar tarafından çekilmiş binlerce belirgin veya belirgin olmayan bir çok uzaylı resmi çekildi. Bunların neredeyse yarısından fazlasına sahte olarak kabul eden NASA nasıl oluyor da bu kadar belirgin ve daha önce tek bir örneğine rastlanmamış silahlı bir uzaylının marsta resminin gerçek olduğunu iddia etmesi hatta kesin demesi bence 2 yola çıkar gibi gözüküyor.
  İlk olarak bu marslının gerçek olduğunu ele alırsak. Dost canlısı olmadıkları aşikardır. Ancak mars bilindiği üzere 55 milyon km uzakta buda bir uzay mekiğinin 20.000 km hıza ulaşabildiğini hayal edersek 115 günde tamamlaya bilir. Bu uzaylıların bizim teknolojimiz gibi hala bu uzunlukta ki dünyalar arasında yolculuk yapamadıklarını kanıtlar ve diğer bir teoriyi desteklemiş olur. Bu teoride marsın aslında dünya gibi solunur bir havaya ve sisteme sahip olduğu, orada ki varlıkların bir nükleer kıyamet yüzünden  mars atmosferini kaybettiği teorisidir. Belkide evrimleşmiş olabilirler. Şimdi gelelim diğer yolumuza. NASA hakkında bir çok iddia ve teori vardır bunlardan bir tanesi uzaylı teknolojisini kullanarak yada onlar varmış gibi üretikleri teknoloji ile uzaylılar saldırdı diyerek kendilerini dünyanın tek hakimi yapmak. Bu fotoğraf belkide insanların bakın onlar var ve silahlı tehlikeli fikrini beyinlere yerleştirmek olabilir.
  Bu uzaylı resminin gerçek mi değil mi ? Bilinmez ama her iki teoride cidden bizler için tehlikeli diyebilirim.

Dünya ve Zaman Yolculuğu

 
   Zaman yolculuğu kanıtları, insanların gelecekte bir milyon yıl öncesinde bile daha yüksek boyutsal teknolojiye yükseldiğini gösteriyor. Şaşırtıcı teknolojileri hakim olan insanoğlu, dünya dışı melezlerin Evrensel bir topluluğu ve zihinlerinin tüm potansiyellerini de aslında barındırıyor. Yeryüzündeki plak tektoniği durduğu ve son yerler için tarihi yerler ki doğaüstü aktividelerin de kaydedildiği gözlemlendi. Aslında bu belirli paralel Evren sonunda karanlık bir boşluk olarak kademeli kaderinden kurtulacağı anlamına da gelebilir.
  Buna ek olarak, bunlar 33'üncü yüzyıldan bu yana bile kâşifler olsaydı, kışlık mont veya kalın bir şeyler giymezlerdi. Buz gezegenlerindeki zorlu kış koşulları için ince bir sıcak hava tabakasına sahip kişisel enerji kalkanlarına sahibiz. Ayrıca genelde fener kullanmıyoruz ve bunun yerine yabancı dünyalarda koyu mağaraları aydınlatmak için küçük bir holografik güneş üretiyoruz. Çoğumuzun kişisel bilgisayardan üretilen ve içinde gömülü olan bir hologram. Hologram giysilerimizi üretenle aynıdır.

Los Angeles Savaşı Oldumu ?

WHATCURCULES SİTESİ LOS ANGELES SAVAŞININ YAŞANDIĞINI İDDA ETTİ



Yayınlanan yazıda aynen şu ifadeler kullanıldı;
  Tarih, yolunda bir zirveye ulaştığında, çoğu zaman yalnızca kaderlerinin anlayışının doğa ötesinde güçler tarafından kaderine karar verilir. Demek ki, genellikle iktidardaki zengin insanlar, hükümetler ve askeri liderler, dünyanın gidişatını etkileyeceklerdir. Temelde birbirlerine savaş açarak veya bilimsel keşifler yaparak veya halkı gözetleyerek. Tarihteki en büyük olayların hepsi, Moon Landing, iki Dünya Savaşı, 1966 Dünya Kupası galibi çoğu insanın ulaşamayacağı güçler tarafından kararlaştırıldı.
  O zaman dış güçlerin sadece dünyayı kendi oyuncakları olarak gören, kaprislerine bakan bir kurum olmadığı zamanlar vardır. Bazen bu kuvvetler başka bir şeydir. Paranormal etkinliklerin çoğu masalları saçmalık, zihin hatası, ışığın bir hile ya da tamamen yalan gibi gözükse de. Anlamadığınız şeylerin itibarını hafifletmek kolaydır. Yine de, bazen bu fenomenler, tarihin tarihçeleri üzerinde etkisiz bir iz bırakır; üzerinde yaşayanların çoğunun varolduğuna inanmasalar bile dünyayı değiştirir. Garip olan bir şey olduğunda, insanlar onu sorgulamaya yönelirler.
  Bir sürü insan garip bir şey gördüğünde yolda varolduğunu bile bilmediğin yepyeni bir hayatta hüküm sürer. Denilecek  o ki aslında bilmediğimiz bir çok doğaüstü savaş yaşanmış ve sadece bunu belli başlı liderler tarafından bilinmesidir. Bu savaşlar o kadar eski yıllara aitti ki çok az olan bunu kanıtlayan belgeler çok az kişi tarafından bilinmektedir.

CIA Ufo Resimlerini Paylaştı

 CIA DAHA FAZLA BASKILARA DAYANAMADI

  CIA, sakladığı ufo bilgiler sebebi ile mahkemeye verildi. Mahkeme halkı haklı bularak CIA'nin belli resim ve belgeleri kamuoyuna açıklaması gerektiği kararına vardı. Saten NASA son açıklamasında uzaylıların var olduğunu kanıtladık demelerinden sonra ne kadar anlam taşır bilinemez ama yine de orijinal resimler oldukları için ufo ve uzaylı meraklılarını mutlu edebilir. Şimdi sizlere bu doğaüstü resimlerin bazılarını paylaşacağım.

Uçan daire ve Ufo resimleri








51. Bölge Ve Ufo Teknolojisi

Hava İstihbarat Subayından Açıklama:


  İlk defa en net şekilde 51.bölgenin resmini çekmeye başaran istihbarat subayından gerçek mi bilemiyeceğimiz açıklamalar geldi. 51. Bölgede görülen disk şekilli cisimlerle ilgili diğer bir vaka ise, bir Hava Kuvvetleri emeklisi olan gazeteci Robert Dorr tarafından bildirilmiştir. Dorr, 1953 yılı Nisan ayında Nellis test üssünde görev yapan Hava Teknik İstihbarat Merkezi takımının bir üyesi tarafından, kendisine, yeniden düzenlemesi yapılmış bir uçan dairenin olduğunu ihbar ettiğini belirtmişti. Cismin tanzimi, söylendiğine göre, Doğu Kıyısında gerçekleştirildiğini bildirmiştir.
  Atomik Enerji Komisyonu’ndan ‘Q’ tipi [çok gizli bölgelere giriş izni] ve servisler arası Top Secret (Çok Gizli) geçiş iznine sahip Mike Hunt ta 1960’lı yıların başında 51. Bölge’de, radar bakımıyla meşgul olduğu sırada disk şeklinde bir hava aracını gördüğünü itiraf etmiştir ve bildirmiştir.

Nasa'nın Ufo Teknolojisi


 Bugünümüzün teknolojisinde ve gerçek anlamda yakın yıldızlar ve galaksiler arasında bir şehirden diğerine yol almak kadar hızlı yolculukları hayal ediyorsak ışık hızı bariyerini dolayısıyla bizi ve hız limitlerimizi sınırlayan/belirleyen zaman ve boyut faktörünü aşacak uzay araçlarına ihtiyacımız olacaktır. bu anlayış içerisinde derin uzay yolculukları ve zamanda yolculuk konusunda ciddi adımlar atmaktan söz edeceksek bir üstuzay yolculuğunu düşünmüş olmamız gerekir..üst uzay bizim toplumumuz için hala büyük bir sırdır ve henüz albert einstein üstadın genel görecelik ve yüzyılın kuantum fiziği ufkunda beliren kurt delikleri kuramları çerçevesinde anlaşılmaya çalışılan bu gerçek henüz tam olarak kabül görmüş ve anlaşılmış değildir. Arkadaşlar devamını özel bir linkle vericem ne olur ne olmaz mantığı bende kuşku uyandırdı.

İşte Nasa 51. Bölgenin Resmi


Uzaylılar Gerçek!!

AYA GİDEN ASTRONOTTAN İNANILMAZ İTİRAF

  Aya giden 6. insan ünvanını elinde bulunduran ünlü astronottan inanılması zor itiraflar geldi: Uzaylılar gerçek ! 24 Temmuz 2008 10:49Apollo 14 uzay aracı ile aya giden ve ayda yürüyen 6. insan olan Dr. Edgar Mitchell, uzaylıların gerçek olduğunu fakat NASA'nın bunu yıllardır halktan gizlediğini açıkladı.
  Medya ya ve gazetecilere konuşan Mitchell: "Kendi tecrübelerimden ve uzaylılarla temas kuran tanıdıklarımdan bildiğim kadarıyla uzaylılar insan ırkına düşman değil. Eğer olsalardı inanın ellerindeki teknoloji ile ne dünya nede biz şimdi burada olamazdık" dedi. Ayın yüzeyinde 9 saat 17 dakika yürüyerek en uzun ayda yürüyüş yapan insan ünvanını da elinde bulunduran Mitchell, "UFO fenomeni gerçek" diye ekleyerek sözlerini bitirdi.
  Eski astronotun sözlerine ise NASA'dan her zamanki kullandıkları füze hızında yalanlama geldi. Açıklama yapan bir NASA yetkilisi, "Dr. Mitchell iyi bir Amerika'lı, fakat onun bu konudaki görüşlerine katılmamız mümkün değil" diyerekten astronotun verdiği bilgilerin yalan olduğunu söyledi.

DOĞAÜSTÜ SİTESİ FARKI İLE GERÇEK UFO RESİMLERİ